Kerpe tatil yerleri

13 Ağustos 2009

İstanbula yakın tatil yerlerinden olan Kerpe tarihte Kalpe olarak anılır, İstanbul’dan üç kürek günü mesafede gösterilir, “öküz boynuzu biçiminde tarif edilirmiş. İtalya’dan yola çıkan denizciler Trabzon’a getirdikleri çeşitli eşyaları, Rusya’dan veya İpek Yolu’yla gelip Kandıra’dan geçen tüccarlar hep aynı noktada mallarının değiş tokuşlarını Trabzon’da yaparlarmış. Bu güzergah üzerinde denizciler, denizin uygun olmayan durumlarında Karadeniz’deki tek doğal liman olan Kerpe’ye sığınırlarmış. Karadeniz’in batıya bakan bu tek koyu deniz fırtınalı da olsa dalgasız koy korunaklı bir liman olarak kullanılırmış. Açık deniz özelliği görünmeyen koyun, zemini kum, derinliği 50 metre boyunca diz hizasını geçmeyince günümüzde çocukların bile emniyetle yüzecekleri eşi bulunmaz bir plaj konumuna geçmiş. Geçtiğimiz yıl yapılan altyapı çalışmaları bitirilmiş, Kerpe’deki foseptik sistemi kaldırılıp kanalizasyon döşenerek arıtma sistemi hizmete sokulmuş ve denizin tertemiz olması sağlanmış. Kerpe şimdi “Mavi Bayrak” peşinde.

Kerpe’de neler yapabilirsiniz? : Yazının kalanını okuyun »

Kemer tatil yerleri

13 Ağustos 2009

Kemer tatil bölgesi Antalya’ya 40-45 km. mesafede yer alan, ve Akdeniz kıyısı tatil yerleri içerisinde hem doğal güzellikleri hem de doğası ile göze çarpan bir tatil yeri. Kemer otelleri, oldukça uzun sahil şeridi, deniz, güneş ve kumun en güzeli ile tatil fırsatını Kemer’de geçirmek isteyenlere güzel bir tatil vadediyor. Kemer tatil yapmak isteyenler için hem lüks hem de daha hesaplı alternatifleri sunarak uygun bir tatil alternatifi oluşturuyor. Tekne ile deniz turları yapma ya da Toros’lara uzanan yürüyüş parkurlarına katılarak gezme imkanlarıyla diğer bazı tatil beldeleri ile arasında fark oluşturuyor Kemer. Sualtı sporları ile ilgilenenler için de Kemer pek çok doğal güzellik sunuyor. Pek çok dalış meraklısı her sene Kemer’e gidiyor ve bu sporun tadını orada çıkarıyorlar. Gece hayatı gündüzden daha farklı ve daha hareketli…Kemer tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Yazının kalanını okuyun »

Kaş tatil yerleri

13 Ağustos 2009

Likya’nın bir başka önemli merkezi olan Kaş, çağlara yayılmış değişik kültürlerin her birinin bıraktığı izlerden oluşan yaşayan bir kültür mozaiği adeta. Anadolu’nun hem tarihten hem de doğal zenginliklerden nasibini fazlasıyla almış bir başka beldesi olan Kaş, su altı dalış için sahip olduğu ideal noktalarla, doğa yürüyüşleri için güzel parkurlarla, yamaç paraşütüne elverişli bölgeleriyle iyi bir tatil seçeneği. Akdeniz ve Ege kıyısındaki diğer tatil beldeleri gibi iddialı bir kumsala sahip olmasa da denize kayalıklardan girebilir ya da tekne turlarına katılarak denizin keyfini bu şekilde çıkarabilirsiniz. Kaş tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Yazının kalanını okuyun »

Kapadokya tatil yerleri

13 Ağustos 2009

Hristiyanlık döneminde büyük bir yerleşim yeri olan Kapadokya, Bizans döneminde dinsel önem kazanmış. Tarih zengini olan Kapadokya’nın Pers dilinde “Güzel atlar ülkesi” anlamı taşıyor.Pers dilinde “Güzel atlar ülkesi” anlamına gelen Kapadokya, ülkemizin en önemli turizm bölgelerinden biri. Güneyde Toroslar, kuzeyde Karadeniz dağları, batıda Tuz Gölü havzası ve doğuda Fırat nehriyle çevriliKapadokya bölgesi içinde Ürgüp, Göreme, Avanos öne çıkmış, ama geniş bölgede birbirinden ilginç oluşum ve daha birçok görülmesi gereken yer bulunuyor. Peribacaları ve yeraltı şehirleri ile ünlü Kapadokya’nın M.Ö. 2 bin yılı başlarına uzanan tarihinde Asur, Pers Roma ve Türklerin egemenlik izlerine rastlanıyor. Jeolojik dönemlerde aktif bir yanardağ olan Erciyes ve Hasan Dağı’nın püskürttüğü lavlar, Kapadokya bölgesine yayılarak bir tabaka meydana getirmiş rüzgar, yağmur, kar ve akarsuların aşınımıyla çeşitli oluşumlar ortaya çıkmış. Bu yumuşak tabakayı sabırla oyanlar, kendilerine barınak ve kilise yapmış, bazılarının duvarlarını resimlerle süslemişler.Bunların içinde yedi katlı yeraltı şehirlerinde dışarıdan gelen saldırılarda gizlenmişler.Hristiyanlı döneminde büyük bir yerleşim alanı olan Kapadokya, Bizans döneminde dinsel önem kazanmış. Bölge, görenleri hayrete düşürecek ve bir defa gezmekle bitip tükenmeyecek güzellikler sergiliyor. Her biri ayrı karakter taşıyan merkezler arasında Ortahisar, Uchisar, Gülşehir, Cavuşin, Sinesos, Kızılçukur Vadisi, Kurtdere Vadisi, Çemil Köyü, Damsa Köyü, Zindanönü, Soğanlı, Güzelyurt, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara, Belisırma ve daha birçok görülmesi gereken özellikli yer bulunuyor.Kiliselerin bir arada olduğu açıkhava müzesi Göreme, Nevşehir’e 11 km. uzaklıkta. Restorasyonu devam eden Karanlık Kilise, El Nazar, Yılanlı, Elmaslı kiliseleri Tokalı ve Kızlar manastırı her yıl ziyaretçilerle dolup taşıyor. Avanos yolunda yer alan Nevşehir’e 18 km. uzaklıktaki Cavuşin, terk edilmiş hayalet şehir görünümünde. Önce çatlayıp, daha sonra yıkılan dev bir kaya etrafına kurulu eski yerleşim, vahşi ve ürpertici bir görünüm kazanmış. Cavuşin’den devam edip içeri giren yolda Zelve Vadisi var. İlginç doğa yürüyüşleri, bisiklet turları, eşek ve at sırtında geziler düzenlenen Zelve’de 1-2-3 nolu gezi vadileri, yüksek kayalara ayrılmış kilise ve dehlizler görülebiliyor. Yazının kalanını okuyun »

İğneada tatil yerleri

13 Ağustos 2009

Karadeniz kıyısında 20 km uzaklıkta geniş bir kumsala sahip olan İğneada koruma altındaki yedi gölü, zengin doğası oksijen çadırından farksız havası ve bünyesinde sakladığı sürprizlerle yatırımcılar için çok cazip bir belde.Denizle ormanın kucaklaştığı Batı Karadeniz incisi İğneada sınırları içinde yer alan gölleri, oksijen çadırından farksız havası, leziz balıkları ve kolay ulaşımı ile doğaseverlerin gözbebeği. 20 km. uzunlukta geniş bir kumsala sahip olan İğneada koruma altındaki yedi gölü, zengin doğası ve bünyesinde sakladığı sürprizlerle yatırımcıları kendisine çekiyor. Şimdi Karadeniz’e, yemyeşil orman denizini geçip sahile yaklaşıyoruz. Evliya Çelebi ünlü Seyahatname’sinin 501. sayfasında Fatih’in akıncılarından İne Atlı Gazi’nin fethettiği bir belde harap, yıkılmış kalesi içinde odunculukla geçinen Rumlar yaşarmış diye yazmış. Bulgaristan sınırına 12 km. uzaklıktaki Kırklareli’ne bağlı İğneada dünden bugüne hem doğasını korumuş hem de villalarla, kooperatiflere kucak açmış. Yedigöller Milli Parkı ile rekabet edecek güzellikteki bölgede Erikli-Mert-Hamam-Pedina-Saka-Sülüklü ve Ramana isimleriyle anılan yedi göl bulunuyor. Sazan, kızılkanat, kefal, levrek, ilerya gibi balık çeşitlerinin yaşadığı göller koruma altında. 20 km. uzunluğundaki kumsalda yürüyüş yapmak, sezonda denize girmek ise bir başka keyif sayılıyor. MTA tarafından yapılan araştırmada içinde altın zerrecikleri bulunan kumsalda, ekonomik olmadığı gerekçesiyle üretimden vazgeçilmiş. Denizle orman havasını teneffüs ederek yürüyüşe çıkanlar stres atarken aynı kumsalda dalgaların taşıdığı deniz kabuklarını da topluyorlar. Haziran-Eylül ayları arasında çok sayıda ziyaretçinin yaz tatilini geçirdiği İğneada, kış aylarında da haftasonu kentten kaçanların huzur sığınağı olarak kabul ediliyor. Belediye sahilde 35 dönüm araziyi ağaçlandırıp çevre düzenlemesi yapmış. Pis sular oldukça gelişmiş bir kanalizasyon sistemiyle ormanın iç kesimlerine akıtılınca deniz içme suyu kadar temiz kalmış. Yazının kalanını okuyun »

Urla – Karaburun Tatil Yerleri

09 Ağustos 2009

İsmini “Vourla” (Katırkuyruğu süpürgelik) isimli bitkiden alan Urla, çarşısıyla piknikçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için durdukları yer olması nedeniyle iskele meydanına araçla giriş için bir süre bekleniyor.

Liman çevresi ise eski Rum evlerine gelen Yunanlı turistlerin uğrak noktalarından sayılıyor. Meydanda bulunan İskele Mahallesi tarihi kahvehanesine girip, fotoğraf çektiren turistler, sokağa ismini veren 1900 Urla doğumlu Nobel Edebiyat ödülü sahibi Yorgo Seferis Sanat Galerisini, butik otel olarak kullanılan doğduğu evi geziyorlar. Seferis’in günlüğünde sözünü ettiği diğer harap durumdaki Batis’in kahvesi ise en çok fotoğrafı çekilen bir başka tarihi yapı. Yatların ve balıkçı teknelerin bağlı olduğu limanın dış çemberi bu manzaraya karşı yemek yenecek restoranlar tarafından çevrilmiş.
Yazının kalanını okuyun »

İzmir – Sığacık

09 Ağustos 2009

İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı sahil semti Sığacık, ailece gidebileceğiniz huzurlu ve sakin bir tatil yöresi. İzmir’e yakınlığı, ulaşım kolaylığı, tarihi kalesi, şirin marinası, tertemiz denizi, lezzetli deniz ürünleriyle Sığacık, insanları kendine çekiyor.Üzüm, satsuma, mandalina, zeytin gibi ürünlerin yanısıra son yıllarda turizmde gelişme göstermeye başlayınca bölgedeki pansiyonlara ilave birçok yeni konaklama tesisleri yapılmış.Sığacıkta kale surları içinde eski Sığacık evleri yer alıyor. Birçoğu günümüze korunarak gelmiş. Kaleiçi evleri arasında yapacağınız yürüyüş sonrası Cenevizlilerden kalma kalenin burçlarına çıkıp yat limanını ve çevreyi seyredebilirsiniz. Koyun kıyısı deniz ürünleri üzerine çalışan restaurantlarla dolu. Denizden dönen balıkçıların ağlarını temizlemelerini seyrederek yemek yiyenlere günün her saatinde rastlanıyor. Yemek sonrası değişik mekanlar arayanlar için marina çevresinde çay bahçeleri, kahve, cafe, müzikli bahçe barları bulunuyor. Siz Sığacık’ın hafif esen rüzgarında içeceklerinizi yudumlarken çocuklar için oyun aletlerinin yer aldığı geniş ve bakımlı birde park bulunuyor. Yabancı teknelerin demirlediği marina çevresi, yürüyüşü sevenlere imkan tanıyor. Koyu çevreleyen asfalt yola devam ederseniz, işte tüm Sığacığı seyredebileceğiniz tepeye ulaşacaksınız. Rampanın batıya bakan inişinde kumu ile ünlü plajı Akkum bulunuyor. Sembolik giriş ücreti ve mütevazi tesisleri ile günboyu faydalanabileceğiniz geniş koy, aynı zamanda Fransız tatil köyüne gelen yabancıların sörf öğrendikleri yer. Yazının kalanını okuyun »

Hisarönü tatil yerleri

09 Ağustos 2009

Kırmızı renkli kumsalı dillere destan körfezi ile Hisarönü…İki asır önce kadın hastalıklarının tedavi merkezi Hisarönü, günümüzde astım ve kalp problemi olanların şifa merkezi. Balığı bol, denizi temiz, kırmızı renkli kumsallı, uzun plajı ile gün batımının boyadığı körfez bir tür yeryüzü cenneti…Bir yanda kent görünümlü Marmaris’te sürekli değişen ziyaretçilerin yarattığı, alışveriş, ulaşım, eğlence, karmaşası, diğer yanda merkeze çok yakın olmasına rağmen sakin, sessiz, ılık esintili atmosferine teslim tertemiz bir deniz. Durumu çok önceden fark eden İtalyanların hatta kampçıların tercih ettiği Hisarönü’ne Körfezine gidiyoruz. Marmaris ilçesine bağlı Hisarönü Köyü pırıl pırıl bir denize sahip. Bir tarafında Datça’ya giden Reşadiye Yarımadası diğer tarafında Orhaniye, Selimiye üzerinden ulaşılan Bozburun yolu arasında bulunuyor. Köy sahilden içerde kurulmuş. Kıyı kesiminde ise pansiyon, kamp alanları, günübirlik ziyaretçilerin mola yerleri ve turistik konaklama merkezleri yer alıyor. Hisarönü balıkların yumurta bıraktığı bir koy. Körfezin biraz rüzgar alan suları mercan, barbunya, levrek, çipura, karagöz, lahos, sinarit ve trança türlerine ev sahipliği yapıyor. Köy halkı ise yörenin özelliklerini değerlendirerek balıkçılık, balcılık ve turizm ile uğraşıyor. Deniz sadece temiz olmakla kalmıyor, özellikle sabah saatlerinde havuzu andıracak kadar durgun olup, sandalla, botla dolaşmaya, kürek sesi dinlemeye imkan veriyor. Öğleden sonraları başlayan esinti ise denizin hafifçe dalgalanmasına neden oluyor. Fakat dalgalar diğer koylarda görülenin aksine sahilin kirlenmesine sebep olacak atıklar getirmiyor. Körfez aynı zamanda ziyaretçilerine şölen gibi büyüleyici bir gün batımı yaşatıyor. Yazının kalanını okuyun »

Hayıtbükü, Ovabükü tatil yerleri

09 Ağustos 2009

Hayıtbükü, Ovabükü huzur veriyor; Knidos tarih kokuyor….

Kayalar arsındaki bu cennet sahilin üç ismi var. Kalebaşı, Ovabükü ya da Hayıtbükü. Badem ve zeytin ağaçlarını çevrelediği Mesudiye Köyü’nde, doğanın ortasındasınız. Tarihi bir özelliği yok. Turistlerin dolup taştığı bir yer de değil. Bu nedenle alabildiğine sessiz ve sakin. Hayıtbükü ve Ovabükü keşif gezileriniz için ideal bir adres..

Buraya Adatepe diyorlar. Yazının kalanını okuyun »

Gümbet Tatil Rehberi

09 Ağustos 2009

Hızlı ve eğlenceli yaşamı, hem ülkemizden hem yurtdışından gece hayatı meraklılarını cezbeder. Gümbet, yabancı turistlerce en çok rağbet gören beldemizdir. Aynı zamanda en rahat ettikleri yerlerdendir, Bodrum yarımadasında. Süslü rengârenk çarşısının, barlar sokağının yapay bir havası vardır. Kendinizi bir film setinde gibi hissedebilirsiniz. Gençler ve orta yaşın altındaki turistler için cennettir Gümbet. Eğlence ve gece yaşamı sokaklara taşar, sabaha kadar devam eder. Yazının kalanını okuyun »